Orta Gerilim (OG) projeleri, enerji sistemlerinin güvenli, verimli ve sürdürülebilir biçimde çalışmasını sağlayan kritik mühendislik süreçleridir. Bu projelerde yapılan küçük hatalar bile, büyük enerji kayıplarına, güvenlik risklerine ve yüksek maliyetli arızalara neden olabilir.
Bu nedenle OG projelendirme sürecinde teknik doğruluk, mevzuata uygunluk ve koordinasyonun sağlanması hayati öneme sahiptir. Aşağıda OG projelendirme sürecinde sıkça yapılan hataları ve bunlara yönelik çözüm önerilerini başlıklar halinde inceledik.
1. Proje Tanımlama ve Yük Analizinde Yapılan Hatalar
OG projelerinin ilk adımı, doğru yük analizi ve sistem gereksinimlerinin belirlenmesidir. Ancak birçok projede, yanlış veya eksik yük hesaplamaları nedeniyle sistem kapasitesi gerçeği yansıtmaz.
Yaygın hatalar:
- Mevcut ve gelecekteki yüklerin yanlış tahmin edilmesi
- Pik talep değerlerinin göz ardı edilmesi
- Reaktif güç ihtiyacının hesaplanmaması
- Yedek güç (redundancy) planlamasının yapılmaması
Çözüm önerileri:
- Yük profili, geçmiş tüketim verileri ve büyüme planlarına göre oluşturulmalıdır.
- Hesaplamalarda IEC 60909 ve TEDAŞ standartları dikkate alınmalıdır.
- Reaktif güç kompanzasyonu ve olası genişleme senaryoları projeye dahil edilmelidir.
Doğru yük analizi yapılmadığında, ilerleyen aşamalarda trafo kapasitesi, kablo kesiti veya koruma elemanları yetersiz kalabilir.
2. Gerilim Seviyesi ve Donanım Uygunluğu Hataları
Proje tasarımında en sık rastlanan hatalardan biri, uygunsuz gerilim seviyesi veya yanlış donanım seçimidir. Özellikle OG ve AG sistemlerinin arayüzünde yapılan yanlış seçimler sistem arızalarına neden olur.
Yaygın hatalar:
- Trafonun nominal gerilim değerinin şebekeyle uyuşmaması
- Hücre, kesici veya ayırıcıların kısa devre dayanımının yetersiz olması
- Gerilim düşümü veya aşırı gerilim limitlerinin ihlal edilmesi
Çözüm önerileri:
- Tüm ekipman seçimlerinde IEC 62271, IEC 60076 standartları referans alınmalıdır.
- Kısa devre akımı analizleri yapılarak ekipmanların termik ve dinamik dayanımı kontrol edilmelidir.
- Gerilim düşümü hesaplamaları, maksimum yük koşulları göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.
Uygun olmayan ekipman kullanımı, sistem ömrünü kısaltır ve bakım maliyetlerini artırır.
3. Topraklama, Parafudr ve Koruma Sistemlerinde Eksiklikler
Topraklama ve parafudr sistemleri, OG tesislerinde hem insan güvenliği hem de ekipman koruması için vazgeçilmezdir.
Yaygın hatalar:
- Topraklama direncinin yeterince düşük olmaması
- Farklı topraklama noktalarının birleştirilmemesi
- Parafudr yerleşiminin yanlış yapılması
- Koruma rölelerinin yanlış ayarlanması
Çözüm önerileri:
- Topraklama direnci 1 ohm’un altına düşürülmeli, test raporları hazırlanmalıdır.
- Tüm topraklama noktaları ortak bir ağda birleştirilmelidir.
- Parafudrlar, faz-toprak arası koruma sağlayacak şekilde OG girişine yerleştirilmelidir.
- Koruma sistemleri (röle, kesici, ayırıcı) koordineli biçimde ayarlanmalıdır.
Eksik veya hatalı topraklama, ciddi yangın ve elektrik çarpması risklerine yol açabilir.
4. OG/AG Hatlarının Güzergâh Planlamasında Çoğalan Hatalar
Kablo güzergâh planlaması, hem proje verimliliği hem de bakım kolaylığı açısından önemlidir.
Yaygın hatalar:
- OG ve AG kablolarının aynı kanalda taşınması
- Kablo bükülme yarıçapı sınırlarının ihlali
- Aşırı kablo uzunlukları nedeniyle gerilim düşümü
- Elektromanyetik alan etkilerinin göz ardı edilmesi
Çözüm önerileri:
- OG ve AG kabloları için ayrı kablo kanalları kullanılmalıdır.
- Kabloların termal sınırları ve kesit değerleri IEC 60287 standardına göre hesaplanmalıdır.
- Güzergâh, kolay erişilebilir ve su basması riskinden uzak bölgelerde seçilmelidir.
Düzenli bir kablo planlaması, arıza tespiti ve bakım süreçlerini ciddi biçimde kolaylaştırır.
5. Tek Hat Şeması ve Kısa Devre Analizlerinde Sık Tespit Edilen Yanlışlar
Tek hat şeması, projenin “enerji haritasıdır”. Ancak bazı projelerde eksik, hatalı veya güncellenmemiş şemalar kullanılmaktadır.
Yaygın hatalar:
- Ana baralar, kesiciler ve yedek hatların yanlış gösterilmesi
- Kısa devre hesaplarının güncel verilere göre yapılmaması
- Topraklama ve koruma bağlantılarının eksik çizilmesi
Çözüm önerileri:
- Tek hat şeması, ETAP, EPLAN veya AutoCAD Electrical gibi profesyonel yazılımlarla hazırlanmalıdır.
- Şema, hem OG hem AG tarafını bütüncül şekilde kapsamalıdır.
- Her proje güncellemesinde şema da revize edilmelidir.
Doğru hazırlanmış tek hat şeması, devreye alma ve bakım süreçlerinde ciddi zaman kazandırır.
6. İzin-Ruhsat ve Mevzuata Uyumsuzluk Hataları
Teknik olarak mükemmel bir proje bile yasal prosedürlere uygun değilse uygulanamaz.
Yaygın hatalar:
- EPDK, TEDAŞ veya belediye onaylarının eksik alınması
- TSE veya IEC standartlarına uygun olmayan ekipman kullanımı
- ÇED raporu veya iş güvenliği belgelerinin eksikliği
Çözüm önerileri:
- Proje tasarımı aşamasında yerel yönetmelikler incelenmeli ve tüm izin süreçleri planlanmalıdır.
- TEDAŞ onaylı proje formatları kullanılmalıdır.
- Proje tamamlanmadan önce kabul dosyası hazırlanmalı ve yetkili kurumlardan onay alınmalıdır.
Mevzuata uygunluk, sadece yasal bir gereklilik değil, aynı zamanda işletme güvenliğinin teminatıdır.
7. İletişim ve Proje Yönetimi Kaynaklı Koordinasyon Hataları
OG projeleri, birden fazla disiplinin koordineli çalışmasını gerektirir. İletişim eksiklikleri, proje süresini uzatır ve maliyeti artırır.
Yaygın hatalar:
- Elektrik, inşaat ve mekanik ekiplerin uyumsuz çalışması
- Proje revizyonlarının paydaşlara iletilmemesi
- Şantiye ve ofis arasında bilgi akışının zayıf olması
Çözüm önerileri:
- Haftalık proje koordinasyon toplantıları yapılmalıdır.
- Versiyon kontrol sistemleri (örneğin BIM veya ProjectWise) kullanılmalıdır.
- Tüm proje paydaşları için net bir iletişim planı oluşturulmalıdır.
Etkili proje yönetimi, teknik başarının en az yarısını oluşturur.
8. Test ve Devreye Alma Aşamasındaki Eksikler
Projeler tamamlandıktan sonra yapılan testlerin eksik veya hatalı uygulanması, ilerleyen dönemde büyük sorunlara yol açabilir.
Yaygın hatalar:
- İzolasyon testlerinin yapılmaması
- Röle ayarlarının doğrulanmaması
- Ölçü trafoları ve enerji analizörlerinin kalibrasyon eksiklikleri
Çözüm önerileri:
- Devreye alma öncesinde IEC 60060 ve IEC 60364 test prosedürleri uygulanmalıdır.
- Test raporları kayıt altına alınmalı ve bakım planına entegre edilmelidir.
- SCADA veya uzaktan izleme sistemleri test edilerek devreye alınmalıdır.
Eksik testler, işletme sırasında beklenmedik enerji kesintilerine ve ekipman arızalarına neden olabilir.
9. Bakım Planı ve İşletme Sürecinin Projelendirme Aşamasında Göz Ardı Edilmesi
Birçok projede bakım planı, işletme başladıktan sonra gündeme gelir. Ancak bakım planı daha proje aşamasında tanımlanmalıdır.
Yaygın hatalar:
- Bakım erişim alanlarının düşünülmemesi
- Modüler tasarımın ihmal edilmesi
- Periyodik test planlarının oluşturulmaması
Çözüm önerileri:
- Proje çizimlerinde bakım erişim mesafeleri belirtilmelidir.
- Kestirimci bakım (predictive maintenance) sensörleri projeye dahil edilmelidir.
- Yıllık bakım planları, üretici talimatlarına göre hazırlanmalıdır.
Bakım planı olmayan tesislerde arızalar daha sık görülür ve işletme sürekliliği azalır.
10. Çevresel ve Güvenlik Risklerinin Proje Aşamasında Gözlemlenmemesi
Son olarak, birçok OG projesinde çevresel ve iş güvenliği faktörleri yeterince dikkate alınmaz.
Yaygın hatalar:
- Yağlı trafolar için sızıntı havuzu planlanmaması
- Yangın algılama ve havalandırma sistemlerinin eksikliği
- Gürültü ve elektromanyetik alan etkilerinin ihmal edilmesi
Çözüm önerileri:
- Çevreye duyarlı tasarımlar uygulanmalı, ISO 14001 standartları referans alınmalıdır.
- Yangın güvenliği için FM200 veya kuru kimyevi sistemler kullanılmalıdır.
- Akustik yalıtım ve EM alan azaltıcı önlemler projeye dahil edilmelidir.
Sürdürülebilir ve güvenli OG projeleri, sadece enerji verimliliği değil, çevre ve insan sağlığı açısından da değerlidir.
OG projelendirme süreci; analiz, tasarım, test ve koordinasyonun bütüncül şekilde yönetilmesi gereken karmaşık bir süreçtir. Küçük bir mühendislik hatası bile, uzun vadede büyük maliyetlere neden olabilir.
Doğru mühendislik yaklaşımı, standartlara uygunluk, etkin iletişim ve periyodik kontrol mekanizmaları ile bu hataların önüne geçmek mümkündür.
Unutulmamalıdır ki; iyi tasarlanmış bir OG projesi, yalnızca bugünün değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarını da güvenle karşılayacak altyapıyı oluşturur.
OG Projelendirmede Topraklama ve EPR (Earth Potential Rise) Risk Yönetimi
Orta gerilim (OG) projelerinde doğru topraklama tasarımı, sadece elektriksel güvenlik için değil aynı zamanda sistem kararlılığı için de kritik bir bileşendir. Trafo merkezlerinde ve OG hatlarında toprağın potansiyel yükselmesi (Earth Potential Rise – EPR), belirli koşullarda zemin gerilim seviyelerinin kritik ölçüde artmasına neden olabilir; bu durum hem ekipman hem de sahadaki personel için güvenlik riski oluşturur.
EPR riskinin yönetilmesi için projelendirme aşamasında aşağıdaki adımlar önemlidir:
- Topraklama ağı boyutlandırması ve direnç hesaplarının titizlikle yapılması,
- Trafolar, panolar ve diğer metalik yapılarda ortak topraklama stratejileri oluşturulması,
- Elektriksel eşpotansiyel bağlama ile topraklama potansiyellerinin dengelenmesi.
Bu kapsamlı topraklama tasarımı, hem riskleri azaltır hem de OG projelerinin güvenlik yönetimini güçlendirir.
Saha-Proje Uyum Süreçlerinde Revizyon Yönetimi
Elektrik projelerinin saha uygulamasında çoğu zaman proje ile gerçek saha koşulları arasında uyumsuzluklar ortaya çıkabilir. Bu uyumsuzluklar, saha-proje adaptasyon eksikliği veya sahada beklenmeyen altyapı koşulları nedeniyle revizyon ihtiyacına yol açar.
Revizyon gerektiren yaygın durumlar şunlardır:
- Saha zemin ve ortam koşullarının projelendirmede beklenenden farklı olması,
- TEDAŞ/EMO gibi onay süreçlerinde tespit edilen teknik uyumsuzluklar,
- Uygulama ekibinin sahadaki mevcut altyapı ile projeyi eşleştirmede hata yapması.
Bu tür uyumsuzlukların çözümü için:
- Projeler ile saha ekipleri arasında sürekli iletişim kurulmalı,
- Revizyon çizimleri hızlı ve doğru şekilde güncellenmeli,
- Resmî onay mercilerine hızlı revizyon sunum süreçleri oluşturulmalıdır.
Bu adımlar, hem proje kabul süreçlerini kolaylaştırır hem de iş akışındaki gecikmeleri minimize eder.
OG Proje Araç ve Yazılımlarının Avantajları ile Uygulama Standartları
Modern OG projelendirme süreçleri artık yalnızca mühendislik çizimiyle sınırlı değildir; tasarım yazılımları ve otomasyon araçları, projelerin doğruluğunu ve verimliliğini artıran önemli unsurlar haline gelmiştir. Tasarım yazılımları, mühendislerin sahadaki uygulamalardan önce sanal ortamda sistemlerini test etmelerine imkân sağlar ve birçok tasarım hatasını erkenden önler.
Bu tür yazılımların sağladığı avantajlar:
- Otomatik yük hesaplamaları ve kısa devre analizleri ile sayısal doğruluk,
- 3D yerleşim planı ile saha uygulamasında kolay anlayış ve optimizasyon,
- Standardize edilmiş bileşen veri kitaplıkları ile daha hızlı çizim süreçleri,
- Simülasyon ve statik/termal analiz modülleri sayesinde güvenli tasarım doğrulamaları.
OG proje yazılımlarının doğru kullanımı, hem proje sürecindeki tasarım hatalarını minimize eder hem de projenin saha uygulama aşamasında zaman ve maliyet tasarrufu sağlar.
OG Projelendirmede Veri Doğruluğu ve Dijital Modelleme Avantajları
Orta gerilim (OG) projelerinde yaşanan hataların önemli bir kısmı, veri giriş hatalarından, fizibilite eksiklerinden ve saha gerçeklerinin dijital modellemeye yansıtılamamasından kaynaklanır. Bu nedenle projelendirme sürecinde yalnızca manuel çizim ve geleneksel hesaplarla ilerlemek yerine, BIM (Building Information Modeling) ve CAD ile entegre dijital modelleme yöntemleri kullanılmalıdır.
Dijital Modelleme ile Sağlanan Başlıca Avantajlar:
- Gerçek zamanlı veri doğrulama: Proje verileri, saha ölçümleri ve standart gereksinimleri anlık olarak eşleştirilir, hatalı veri girişlerinin önüne geçilir.
- 3D simülasyonlar ile risk analizi: OG hatların yerleşimi, kablo güzergâhları ve ekipman mahalle uyumu dijital ortamda test edilerek olası çakışmalar önceden tespit edilir.
- Güncel standardizasyon kurallarıyla uyum: Dijital modeller, ilgili elektrik ve yapısal standartlara otomatik uyum kontrolleri yapabilir.
- Sürükle-bırak revizyon kolaylığı: Proje değişiklikleri hızlı şekilde modele uygulanarak revizyon süreçleri hızlanır.
Bu yaklaşım, sahada uygulama öncesi risk analizini mümkün kılarak özellikle büyük tesis ve karmaşık OG hat projelerinde hata payını ciddi şekilde düşürür ve projenin güvenilirliğini artırır.
OG Projelendirmede Sürdürülebilirlik Planlaması ve Enerji Verimliliği Entegrasyonu
Geleneksel OG projelendirme süreçleri çoğu zaman sadece fonksiyonel elektriksel gereksinimlere odaklanır. Oysa günümüz enerji ihtiyaçlarında sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği, bir OG projesinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Projelendirme aşamasında bu kriterlerin göz ardı edilmesi ileride hem maliyet hem de işletme performansı açısından dezavantaj yaratabilir.
Sürdürülebilir Projelendirme Uygulamaları:
- Enerji kayıplarının azaltılması: Kablo kesit seçiminde yalnızca akım hesabı değil, aynı zamanda iletim kayıplarını minimize edecek analizler yapılmalıdır. Bu sayede enerji verimliliği yükselir.
- Geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı: OG hücre ekipmanları ve kablolar seçilirken çevre dostu ve geri dönüştürülebilir kalite sertifikalı ürünler tercih edilmelidir.
- Yenilenebilir enerji entegrasyonu için altyapı: Projede, gelecekte güneş, rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklara adaptasyon için gerekli öngerilim (pre-wiring) ve altyapı boşlukları planlanabilir. Bu sayede ileride trafo merkezine hibrit enerji sistemleri daha rahat entegre edilir.
- Enerji izleme sistemi entegrasyonu: OG hat ve hücre sistemlerine akıllı enerji izleme modülleri dahil edilerek hem gerçek zamanlı tüketim takip edilir hem de verimlilik artırıcı karar mekanizmaları desteklenir.
Bu stratejiler, OG projelerin sadece bugünün gereksinimlerini değil, uzun vadede çevresel performans, sürdürülebilirlik ve işletme maliyetlerini optimize eden bir yapıya kavuşmasını sağlar.

